15 Aralık 2015 Salı

Nişan Hazırlıkları, Davetiye & Hediyelik






     

     Davetiye ve hediyelik seçmek kararsız insanlar için son derece problemli bir iş haline geliyor. Aslında, tarih belli olduktan sonra ara sıra internetten göz gezdirmenin ya da denk geldiğinizde hemen davetiye kataloglarını karıştırmanın sonucunda bir şeyler tasarlanmış oluyor zihninizde. Ama karar anı geldiğinde, en şık ve güzeli olsun, kendinizi yansıtsın diye iki, üç hatta daha fazla seçenek arasında sıkışıp kalınıyor. Daha doğrusu bana öyle oldu. (: 









       İlk önce davetiyeden başlayalım. Sayımız belli, kaç tane basılacağı belli ama seçmek zor. (: Önünde sonunda kendi tarzınızı buluyorsunuz ama. (: İnternetten baktıklarımda bir ara oradan sipariş vermeyi düşünsem de güvenemedim ki zaten tarzıma uygun çok bir şey bulamadım. Düğün.com 'a da. Güzel davetiyeciler vardı ama nişan için ağır olur diye düşündüm. Çünkü beğendiklerim düğüne yönelik tarzdaydı. Sözlümle birlikte (o zamanki sözlüm tabi (: ) internetten araştırmaya devam ederken Koza Davetiye'ye denk geldik. Bir sürü farklı katalogları vardı ve Sade isimli katalogdan birkaç şey beğendik. İçlerinden karar verdi bir tanesine çünkü ben hala emin değildim. (: Tamam dedim ve demosunu bile fotoğraftan görmeme rağmen mekana ve tarzımıza uygun bir davetiye ortaya çıktı. (: Davetiyeyi kendim fotoğrafladığım zaman tam görüntüsüne ulaşamadığım için internetten alıntı fotoğraf kullanmak zorunda kaldım.


    Hediyelik konusu ise çok daha kolay halledildi. Tekrar internetten araştırma yapıldı. Hem de dönem dönem olmak üzere uzun bir süre. Ama hediyeliğin nasıl olmaması gerektiğini ikimiz de çok iyi biliyorduk. (: Yine bir gün Düğün.com'da gezinirken Yeni Bir Yaprak'ı buldum. Sitesinden 2 3 seçenek belirledik. Telefonla irtibata geçip istediğimiz hediyeliğin siparişini verdik. Bütün detayları mail yoluyla tamamladık ve şansıma evime yakın olduğu için gidip kendim teslim aldım.

   Nişan için seçtiğimiz davetiye ve hediyelik görsellerde ki gibiydi. Çok araştırdık, çok uğraştık ama nişan sonunda asıl önemli olanın ortak mutluluk olduğunu tekrar fark ettim. Detaylardan da hoşlanan biri olarak bu detaylara gösterdiğim yoğun hassasiyetin gereksiz olduğunu mekandan çıkarken anladım. (: Tün stres ve tartışmalar nişan sonunda da bitmiş oluyor ve gerçeği daha net görüyoruz.

Gelin kızlara; umarım siz de nişan sonunda dünyanın en mutlu insanı olursunuz. (:
Sevgiler

21 Kasım 2015 Cumartesi

Nivea - All-In-1




        Merhaba!

     Bu yazımda, Gratis indiriminden aldığım ve bir süredir kullandığım cilt ürünü 'Nivea' 'All-In-1'dan bahsedeceğim. Daha önceki yazılarımda da dediğim gibi cilt temizleme ürünleri indirime girdiği zaman evde bitmemiş bir sürü ürün olmasına rağmen durduramıyorum kendimi ve hemen sepete atıyorum nedensiz bir şekilde. (: Aslında bu ürünü de kendime almamam gerektiğini söylemiştim fakat maske olarak da kullanılabildiğini okuduğum anda almamak gibi bir şansım kalmamıştı.

      'All-In-1' aktif manolya özlü ve yoğun bir ürün. İster peeling, ister maske, ister temizleme olarak kullanabiliyorsunuz. Yani oldukça bereketli bir ürün. (: Uygulaması da pratik. Ayrıca klasik Nivea kokusu dışında hoş bir kokuya sahip. Paketinin üzerinde parlama karşıtı, sivilce ve siyah nokta karşıtı ve tahriş etmez  olduğu vaad ediliyor ve vaad edilenler arasından bazıları doğru. Düzenli kullanımda ciltte parlama olmuyor. Sivilceyi önlüyor ama siyah nokta için maalesef pek etkisini görmedim henüz. Tahriş etmeme konusu ise başarılı. Maske olarak kullanmak istediğimizde de cildizmize uygulayıp 5 dakika kadar bekledikten sonra bol suyla duruluyoruz. Durulanması da pratik. Ciltte kaskatı olmuyor ve kolay temizleniyor.

      Ben bu ürünü duşa koydum. Böylece, hem düzenli kullanmış oluyorum hem de lavaboda eğilip yüzümü yıkarken bileklerimden akan sudan nefret ettiğim için en azından peeling yaparken bu eziyetten kurtulmuş oluyorum. (: Bir de yağlı cilde sahip değilseniz kesinlikle kullanmanızı önermiyorum. Benim cildim yağlı olduğu için yağı dengeledi ama -kuru cildi hiç karıştırmıyorum- karma ciltte tahriş etme söz konusu olabilir.

       Cildimize uygun ürünleri bulabildiysek ve düzenli bakım yapıyorsak ne mutlu bize. (:


Sevgiler

16 Kasım 2015 Pazartesi

Kafka - Milena'ya Mektuplar



     Herkese merhaba!

  Uzun zamandır, sindire sindire okuduğum, Kafka'nın Milena'ya Mektuplar' ından bahsetmek istiyorum size.  Kitap Kafka'nın kaleme aldığı eserlerden birisi değil; aşık bir adamın mektuplarından oluşuyor. Şu zamana kadar Kafka'yla tanışmayanlar için küçük bir bilgiyle giriş yapalım.

  Kitaplarının çevirisini yapan Milena ile mektuplaşmaya başlayan Kafka'nın umutsuz aşkının belgeleri bence bu kitap. Üç sene kadar aralıksız yazılan mektuplarda yaşanan aşk, umutsuz olmasına rağmen saygılı, anlayışlı ilişki bağlamında kusursuz. Bu açıdan bakıldığında, günümüzde hayali bile kurulamayacak türden. 

    Kitapta Milena'nın mektupları yok. Çünkü Milena mektupların yok edilmesini istemiş. Tek taraflı bir aşka şahit oluyoruz böylece. Fakat sonunda Milena'nın, Kafka'nın doktoru olan Max Brod'a yazdığı mektuplar var. Onları okuduğumuz zaman, kitabın başından, itibaren Milena'nın duygularını da daha sağlam hissedebiliyorsunuz. 

  Kitabı okuyan bazı yorumcular, Kafka'yla tanışmaya edebi eserlerinden başlamaları gerektiğini, böylece yazmış olduğu mektupların edebi seviyesinin alt seviyede olduğunu farketmeyi ve eserlerinin değerini daha iyi hissedilebileceğini düşünüyor. Bence, Kafka okumaya "Milena'ya Mektuplar" ile başlanmalı. Çünkü, mektuplar edebi kimlik taşımadığı ve yazar içten olduğu için yazarın duygularını ve düşüncelerini kavrayıp sonrasında edebi eserlerini okumak daha sağlıklı diye düşünüyorum. 

  Umarım siz de Kafka'yla buluşur, bu eşsiz mektupların karşısında istemeden de olsa inanılmaz aşka tanık olursunuz. 

Keyifli okumalar