Zülfü Livaneli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zülfü Livaneli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2015 Cuma

Zülfü Livaneli - Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm




       Uzun zamandır elimde olan ve tatil dönüşü, kışlık eve geçiş süreçlerinde yanımdan ayırmadığım fakat bir türlü okumaya zaman bulamadığım kitabımdan bahsedeceğim size.

   Livaneli'nin her ne kadar kitaplarını okumayı çok istesem de, okuduğum ilk kitabının Konstantiniyye Oteli olduğunu daha önceki yazımda söylemiştim. Şimdi, Çeşme'de gözüme çarpan ve içinde 'kedi' ismi de geçtiği için aldığım ikinci kitabını anlatacağım.

     Kitap, Stockholm'e siyasi mülteci olarak yerleşen insanların geçmişi ve kendileriyle başbaşa kaldıkları zamanların öyküsünü anlatıyor. İçlerinden Sami Baran, yıllardır kendi ülkesinde yaşadıklarının tüm sorumlusu olarak gördüğü Türk devlet adamı ile Stockholm'de aynı hastanede kalıyor, Yazar, Sami'nin içindeki bastıramadığı öldürmek ve bağışlamak duyguları arasındaki çatışmayı kaleme alıyor. Her ne kadar uzun sürede okusam da, bu kitap oldukça akıcı ilerliyor ve Livaneli, kitapta vermek istediği tüm duyguları okuyucuya başarılı biçimde ulaştırıyor. Anlatım tarzı olarak da klasik roman akışı dışında olması, romana çok farklı bir hava vermiş. İki farklı kişiden aynı olayı dinleme hissi yaratmış. Ne ara bittiğini anlayamadan kitabın son sayfasını okumuşum. (:
      
      Livaneli'nin bu kitabı 2001 Yunus Nadi Roman Ödülü almış ve farklı dillere çevrilmiş. Teknik ve psikolojik olarak kusursuz işlenmiş. Ben okumakta biraz geç kaldım ama hala okumayanlar varsa, Livaneli'nin "25 yıllık ilk göz ağrısını" hemen okumalı. (:

Sevgiler,
Zeyrik

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Livaneli - Konstantiniyye Oteli




      Livaneli'nin 'Serenad' kitabını görmüştüm ilk. Alıp okumayı çok istedim ama bir türlü fırsat olmadı ve araya başka kitaplar girdi. İnternetten yeni belirlediğim kitapların arasına bu kitabı da merakımdan ve artık Livaneli'nin bir kitabını okumalıyım diyerek siparişini verdim. İyi ki vermişim. (:



     Livaneli'nin okuduğum ilk kitabı olan bu 'Konstantiniyye Oteli', zaten okumaktan zevk aldığım İstanbul ve Bizans gibi konuları işlemiş. Kitabın arkasındaki yazıyı okuyup kitabı satın almamak imkansız zaten. Büyük bir merak uyandırdı bende. Kapağı desen ayrı bir olay. (: Oldum olası böyle kapaklardan hoşlanmışımdır zaten.

     Kitapta çok fazla karakter var. Olaylar kısa bölümler halinde, bazıları tam anlamıyla gerçek, bazıları bana oldukça hayal ürünü gelen hikayelerden oluşuyor. Tek bir kişiye bağlı kalmadan kaleme alınmış bu kitap İstanbul'un bir gerçeğini farkettiriyor bize. Kitapta hoşlanmadığım tek kısım olayın üçüncü tekil şahısla anlatılması. Yani olayları başkasından dinliyormuş gibi değil de, bizzat yaşıyormuş gibi kaleme alsa daha derin bir roman olurdu düşüncesindeyim.

     Her bir ayrıntıyı su gibi berrak işlemiş yazar ve okurken dikkatimin çabuk dağıldığını düşünürsem, kopukluklar yaşamadım. Kitabı okumayı düşünenler, kesinlikle tavsiye ederim. (:

Kendime not: Livaneli'nin diğer kitaplarını da okumam gerekenler bittiği gibi almalıyım. (:

Sevgilerle
Zeyrik