10 Şubat 2016 Çarşamba

Çeyiz Alışverişi (Banyo, Mutfak, Elektrikli Ev Aletleri)








     Herkese Merhaba!

  Bugün sizlere uzun zamandır istediğim fakat beklettiğim çeyiz alışverişini anlatmak istiyorum. Eksiklerimi liste halinde elimde bulunduruyordum ve bir anda gidip almamız gerektiğinin, zamanın az kaldığının farkına varıp ailemle hemen ilk alışveriş merkezinde kendimizi bulduk. Yazıya başlamadan önce fotoğrafların kalitesinden dolayı siz okuyuclardan özür diliyorum. Gün ışığında çekecek zamanım kalmamıştı eve geldiğimde ve hemen kaldırılacağı için akşam ışığında çekmek durumunda kaldım. Umarım çok rahatsız etmez. (:

   Alışveriş kısmına gelmeden; çoğu eksikleri tamamladığımız ve anında kaldırdığımız için tüm alışverişimden sizlere fikir sunamayacağım. Ama sonradan alınan her eksiği de buraya yazmayı planlıyorum.

    Şimdi, alışverişe gelecek olursak;

   İlk olarak Karaca'ya girdik. İnstagram'da gördüğüm ve uzun zamandır beğendiğim el şeklinde şeker maşalarının Karaca'da satıldığı haberini daha önceden aldığım için hemen gidip pembe rengini kaptım. (: Bu maşalar 2'li pakette satılıyor. Bir mavi bir pembe seçeneği vardı bende pembeyi tercih ettim. Karaca'dan ikinci ürünüm ise mutfakta bana çok lazım olacağını düşündüğüm mutfak makası oldu. Rengi de hoşuma gitti ama renge pek takılmadım doğrusu. İşlevi daha önemliydi benim için. (: Bu arada Karaca mağazalarında %70 indirim var haberiniz olsun. (:




  Daha sonra Tantitoni'ye girdik. Bu mağazanın online alışveriş sitesinde bıçak takımlarına bakıyordum ve bir tanesini gözüme kestirmiştim. Mağazada da görünce, hazır beğenmişken de güzelce inceleyip satın aldık.  Tantitoni'de %50 indirim vardı ve bu bıçakları sanırım 129TL 'ye satın aldım. 3 farklı sap rengi seçeneği var ama ben bu aralar mor rengini fazla beğendiğim için mor saplıları tercih ettim. Diğer bir ürünüm ise üstte paylaştığım mor renkli kaşıklık oldu. (: Onu da Tantitoni'den aldım fakat yanlışlıkla üst tarafa koymuşum. (: Tezgah üstüne kaşıklık arıyordum tabi ki -onsuz olmaz(:- ama hep seramik olanlara rastlıyordum. Bu silikon kaşıklığı internette gördüm önce. Mağazada gezerken de son anda görüp hiç düşünmeden mor rengini aldım hemen. Kullanımı, yıkaması ve görüntüsü -diğer kaşıklıklara göre- en fazla hoşuma giden bu oldu.


     Daha sonra Koçtaş'a gittik. Yaklaşık 2 sene önce annemle Koçtaş'ta gezerken kendine banyo aksesuarları bölümünden  çok güzel bir takım yapmıştı ve aklımın bir kenarına farkında olmadan yerleşmiş bu düşünce. Banyo aksesuarı almak için uzun zamandır Koçtaş'a gitmeyi bekliyorum. Tabi banyo rengim belli olduktan sonra almak en mantıklısı olur diye düşünüyordum. Çok fazla çeşit var gerçekten ve 2 senedir kullanıyoruz çok kaliteli ürünler. (: Tamamiyle kendim tarafından test edilmiş ürün almış oldum böylece. Banyo için -krem olduğu için banyo- fotoğrafta gördüğünüz bu takımı tercih ettim. Hem banyo küçük hem de sadece misafirlerin kullanacağını var sayarsak ideal oldu diye düşünüyorum. Diş fırçalık almadım. Ama diş fırçalığı da inanılmaz güzeldi. (: Daha sonra çamaşır sepetini aldık. Klasik hasır sepetlerden istemiyordum. Çünkü herkesin evinde mutlaka oluyor. Babam bir anda bunu gösterdi ve gözüme çok güzel göründü ve bunu satın almaya karar verdim. Daha sonra da banyo küçük olduğu için küçük bir banyo paspası aldık. Fotoğraftaki paspası çok beğenerek aldım. Banyo aksesuarlarıyla uyduğu kanısındayım. (:



    








   Son olarak da Media Markt'a gittik. Önce ekmek kızartma makinesi aldık. King marka, 4 yıl garantili bir ürün. Tip olarak diğer ekmek kızartma makineleri çok itici geldi. (: Zaten son dönem revaçta olan fazla renkli elektrikli ev aletlerinden çok hoşlanmadığım için metal rengini tercih ettim. Temmuz'dan sonra deneyeceğim İnşallah o zaman yorumları da eklerim. (: Son olarak da uzun süredir araştırdığımız ürün olan elektrik süpürgesini aldık. Rowenta markasını tercih ettim. Çünkü evde Rowenta Silence serisinden bir ürün kullanıyoruz ve son derece memnunuz. Tabi o ürün artık üretilmediği için ona en yakın olan bu ürünü aldık. Benim için elektrik süpürgesindeki en önemli özellikler; torbasız olması, çekim gücü ve sessiz olmasıydı. Bu ürün de hepsini karşılıyordu. Deneyince yorumlarını da yazarım mutlaka. (:









Benim artık çeyiz listemdeki eksikler, olanlardan daha az hale geldi. (: Umarım yazıyı sevmişsinizdir ve umarım yardımcı olmuşumdur. En güzel çeyizlerin sizlerin olması dileğiyle.

Sevgiler

9 Şubat 2016 Salı

Mary Kubica - İyi Kız






       Herkese Merhaba!

  Limon Ağacı'ndan sonra bir çırpıda okuduğum kitaptan bahsedeceğim bugün. Okumadığım ama almaktan bir türlü vazgeçemediğim kitaplarım olmasına rağmen sırayı nişanlımın hediye ettiği kitaptan yana kullanıyorum. Ve Ocak 2016 basımı olan 'İyi Kız'ı elime alıyorum.

      Kitapta, oldukça varlıklı ailenin arası pek iyi olmayan küçük kızı Mia'nın - ki bu isim baş karakterimiz oluyor- kaçırılmasıyla başlıyor. Hırslı, Amerikan ve başarılı yargıç kocası yüzünden bastırılan İngiliz anne ve kızı bulmak için görevli dedektif ve kızı kaçıran Colin'in ağzından, üç farklı bakış açısıyla bize sunulmuş bir roman. İlk olarak söylemeliyim ki, roman oldukça akıcı ve merak uyandırıcı. Hikayeden bunaldığım hiç bir kısım olmadı diyebilirim. Kurgusu, yazarın 4 yıllık çalışmanın sonucu olarak ortaya konan ilk kitabı olarak düşünüldüğünde çok başarılı. Ama tabi ki, Bir Jean-Christophe Grange kadar mükemmeliyetçi bir kurgu ve akıcılık beklememek gerek. (:

    Sonuna gelecek olursak, çok şaşırtmayan, daha esrarengiz kitaplar okuduğumu var sayarsak, 'inanılmaz' derecesinde bir bitişe sahip değil bence. Ama çerez gibi okunabilecek, çok yormayan bir kitap. Her ne kadar sıra dışı gelmese de sonunu merak etmeden edemedim hatta kitabı bitirmeden uyumadım. Bunu da itiraf etmesem olmazdı. (:

      Toparlarsak, İyi Kız; mutlaka okumanız gereken bir kitap değil. Ama denk gelirseniz ve hafif dozda gerilim içeren bir roman arayışındaysanız, bu romanı satın almak için daha fazla vakit kaybetmemeniz gerekiyor bence. Keyifli okumalar şimdiden. (:

Sevgiler

4 Şubat 2016 Perşembe

Sandy Tolan - Limon Ağacı




      
          Herkese Merhaba! (:

     Uzun zamandır kitap yorumu yapamıyordum. Çünkü Kasım ayından beri okuduğum kitabı yeni bitirebildim. Aslında, Limon Ağacı'nı ben ilk yayınlandığı zaman almıştım. Bundan 5-6 sene önce başlamıştım ama bitirememiştim. Çok yoğun gelmişti. Yıllar sonra elime tekrar aldım ve yoğun olduğum bu zamanlar içinde biraz uzun sürede bitirdim ama iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan birisi oldu. (:

       Kitaba gelecek olursak, Limon Ağacı; Ortadoğu'da yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatıyor bize. Bir Filistinli, bir İsrailli ailelerinin tarihinin nasıl kesiştiğini, aralarındaki dostluğu ve yıllar içinde Ortadoğu'da yaşanan acı savaşı kanıtlarıyla birlikte aktarıyor. Kitap fazla yoğun olduğundan okurken bazı bölümleri fazla bunaltabiliyor. Ama sindirerek okunduğunda, yirminci yüzyılın en önemli olaylarından birini böyle kusursuz ve duygusal biçimde aktardığı için yazara içten bir teşekkür etmemek imkansız hale geliyor. 

     Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü bitirmiş biri olarak, okula ilk başladığım sene kitabı okuyamamış ve yarısında bırakmıştım. Mezun olduktan sonra, bu kitabı mutlaka okumalıyım dedim ve derslerde edindiğim bir altyapıyla bu kitap benim için bambaşka bir yere sahip oldu. Tarihi olayları sevmeyenler için gerçekten çok sıkıcı bir kitap. Ama gerçek hikayeleri, gerçek tarihi seven ve Ortadoğu Bölgesine ilgisi olanların bu kitabı severek okuyacaklarını düşünüyorum. Umarım keyifli bir yazı olmuştur. (:

Sevgiler